Hayat bu, sağı solu belli olmuyor işte. Bazen hiç ummadığın zamanlarda hiç ummadığın olaylar gelir başına. Ve ne yapacağını bilemezsin. Rabbinin senden ne istediğini, veya ne yapmanın daha doğru olacağını bilemezsin ya, işte en kötü tarafı da budur maalesef.
Hayat denen oyun; oranlara, istatistiklere, ihtimallere bakmıyor. Allah’ın takdirine bağlı burada her şey. İşte ilginç yanı da bu. Bilim ve fen aciz kalıyor bu noktada. Normalde bir olayın çok kötü sonuçlar doğurması beklenirken çok güzel sonuçlar doğuruyor. Veyahut çok iyi şeyler beklerken acı sonlarla karşılaşabiliyoruz. İmtihanın cilveleri mi desek buna bilmem. Çünkü biz, hakkımızda neyin daha hayırlı olduğunu bilemiyoruz. Ama rabbimiz bizi bizden daha iyi tanıyor. Bizim başımıza getirdiği imtihanları da buna göre ayarlıyor. Kul bunu bildiği vakit, imtihanların kendisinden ne istediğini anlar ve ona göre yaşar. Bu şekilde Rahman’ın rızasını kazanır.
Dünya hayatının sürprizlerle dolu yönünden de anlaşılıyor ki, her şey Allah’ın elinde. Bütün ipler onda. İstediği kişiye dilediği imtihanı gönderiyor. Her şeyi istediği gibi yönlendiriyor. İstediği meseleyi istediği yönde değişitiriveriyor. Bazen her şey tersine döner ya, işte onu Allah yapıyor. Hani denizle firavun arasında kaldı ya Hz. Musa, işte o zaman Allah her şeyi tersine dönerdi. Çıkmaz sokaklarda olduğunu hissettiğin zamanlar olmuştur mutlaka. Bir olay olur, her şey değişir ve rahatlarsın. İşte o olayın arkasındaki eli görmek gerekir. O olayı yaratıp seni o durumdan kurtaran Allah’tı. Madem her şeyi o yönetiyor, o halde her şeyin elinde bulunduğu o Rab ile dost olmamız gerekmez mi? Öyle bir Rab ki, imkansızı mümkün kılan. O, imkansız denen şeyin de rabbi. Bir düşün, bir memleketin padişahıyla dost olursan, o memlekette sıkıntı çeker misin? Perişan hallere düşürür mü seni o padişah? İşte aynı bunun gibi şu kainat memleketinin padişahı olan Allah ile dost olan bir kimse, sıkıntılı bir hayat yaşar mı? Allah ile dost olan kimse karşısına çıkan imtihanlarda ne yapacağını bilir. Ne yapınca Allah'ın rızasını kazanacağını bilir ve dünya hayatını rahat bir şekilde geçirir.*
Rabbim bizleri kendisiyle dost olanlardan elesin...
*Bu rahatlık, imtihanlar karşısındaki rahatlıktır. Ne yapacağını bilememe çaresizliğini ortadan kaldıran, Hz. Musa'ya 'eyvah' dedirtmeyen rahatlık...
Hayat denen oyun; oranlara, istatistiklere, ihtimallere bakmıyor. Allah’ın takdirine bağlı burada her şey. İşte ilginç yanı da bu. Bilim ve fen aciz kalıyor bu noktada. Normalde bir olayın çok kötü sonuçlar doğurması beklenirken çok güzel sonuçlar doğuruyor. Veyahut çok iyi şeyler beklerken acı sonlarla karşılaşabiliyoruz. İmtihanın cilveleri mi desek buna bilmem. Çünkü biz, hakkımızda neyin daha hayırlı olduğunu bilemiyoruz. Ama rabbimiz bizi bizden daha iyi tanıyor. Bizim başımıza getirdiği imtihanları da buna göre ayarlıyor. Kul bunu bildiği vakit, imtihanların kendisinden ne istediğini anlar ve ona göre yaşar. Bu şekilde Rahman’ın rızasını kazanır.
Dünya hayatının sürprizlerle dolu yönünden de anlaşılıyor ki, her şey Allah’ın elinde. Bütün ipler onda. İstediği kişiye dilediği imtihanı gönderiyor. Her şeyi istediği gibi yönlendiriyor. İstediği meseleyi istediği yönde değişitiriveriyor. Bazen her şey tersine döner ya, işte onu Allah yapıyor. Hani denizle firavun arasında kaldı ya Hz. Musa, işte o zaman Allah her şeyi tersine dönerdi. Çıkmaz sokaklarda olduğunu hissettiğin zamanlar olmuştur mutlaka. Bir olay olur, her şey değişir ve rahatlarsın. İşte o olayın arkasındaki eli görmek gerekir. O olayı yaratıp seni o durumdan kurtaran Allah’tı. Madem her şeyi o yönetiyor, o halde her şeyin elinde bulunduğu o Rab ile dost olmamız gerekmez mi? Öyle bir Rab ki, imkansızı mümkün kılan. O, imkansız denen şeyin de rabbi. Bir düşün, bir memleketin padişahıyla dost olursan, o memlekette sıkıntı çeker misin? Perişan hallere düşürür mü seni o padişah? İşte aynı bunun gibi şu kainat memleketinin padişahı olan Allah ile dost olan bir kimse, sıkıntılı bir hayat yaşar mı? Allah ile dost olan kimse karşısına çıkan imtihanlarda ne yapacağını bilir. Ne yapınca Allah'ın rızasını kazanacağını bilir ve dünya hayatını rahat bir şekilde geçirir.*
Rabbim bizleri kendisiyle dost olanlardan elesin...
*Bu rahatlık, imtihanlar karşısındaki rahatlıktır. Ne yapacağını bilememe çaresizliğini ortadan kaldıran, Hz. Musa'ya 'eyvah' dedirtmeyen rahatlık...
Yorumlar
Yorum Gönder